27 Aralık 2012 Perşembe

İki Kalp

İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.

Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

C. Süreya

Siz, Saatleri

Siz, saatleri yaşadınız. Zamantaşlarını. Niceldir saatler. Adsızdırlar. Renklerini, kokularını kişiselliklerinden alırlar.
Aylar birbirinin içinden yürüyebilir. Ağustos'ta bile Marta gönderme vardır. Yine de gönderme mevsim mantığıyla sınırlıdır.

Günlerse bambaşka. Bir günün öbürünün önüne geçmesine izin yok. Günün gizi hem kişiselliğimizde, hem de onun kendi kişiselliğinde.
Siz, saatleri yaşadınız. Henüz sözcük haline dönüşmemiş, ya da bir sözcük karşılığı oluşmamış durumlar yarattınız. Tanığınızım.
Aylar ayları açıklıyor.
Saatler saatleri kum saatiyle açıklayabiliyor.
Açıklanmayan tek şey aşk: En büyük sayrılık ve en büyük sağlık.
Günü tam gelmemiş olarak bir yanını gizleyen duygu.
Denetçi anlamaz, tarihçi atlar, terzi bir araya getiremez, sanatçı elden kaçırır.
Kent yıkılıyor. Sokaklar uçtan uca kazılmış. Sesimiz radyasyon içinde. Mühendisler geldiler; kedi resmini bile cetvelle çizerler. Gözlemevinde art arda mevsimler sökülür.
Mahşerin ortalık yerinde size rastladık. Elinizi şuramıza koydunuz.
Sürgündük. Göçebeliğin elverişli yanlarını da yitirmiş gibiydik. Yanınızda göçmen olduk. Bir yerleşmişlik duygusu ki, hırkamız yazlık sinemada iliklenir.
Güneş her sabah verilmiş bir söz gibi doğuyordu.
Gerçek neydi biliyor musunuz: Her şey.
Yüzyıl sonra bugün yaşayan hiçbir anne, hiçbir sevgili, hiçbir bebek, hiçbir bıldırcın, hiçbir balina, hiçbir örümcek, hiçbir aslan, hiçbir ceylan, hiçbir yılan var olmayacak. Ayrı bir kardeşlik kanıtı değil mi bu? hayat kanıtı. Birbirmizin her yönden çağdaşıyız.
Siz tebeşirle karatahtaya ne güzel yazan.
Kuzular için özel bir bölüm açmayı da hiç unutmayan.
Saatlerle yaşadınız. Düşlerinizde doğulu bir ressamın elinden çıkmış ağırlıksız yapraklar.
Kızböceği de göründü. Gece de uçmaya başlamış.
Bakır kaptan günlük kokusu yayılır.
geceyle birlikte.
gece de.
Sen Serpin, sen Nuri, orda burda nasıl dolaştırdınız. Benziyordunuz. Aynı kişi miydiniz?
İki din var: siyah ve beyaz. Gerisi? ...

C. Süreya

26 Aralık 2012 Çarşamba

Değirmenler


Zaman düşer ellerimden yere
Oradan tahtaboşa,
Saatler çalışır izinsiz hep bir sonraya,
Resimler sarı güneşsizlikten, duygular değişir

Dostlar dağılır dört bir yana, kendi yollarına
Ve sen ben, değirmenlere karşı bile bile birer yitik
Savaşçı,

Akarız dereler gibi denizlere, belki de en güzeli böyle
Uçurma uçar sözlüğümden, geri gelmeyecek bir kuş
Yaşanmamış kırıntılar sadece bir düş..


Ortaçgil.

Mutlu olduğun anların bir an da korkusunu duyarsın hemen ardından üzülecekmişsin gibi gelir..
Kısa sürecekmiş gibi..
Nedense son bulmasını istediğin bir şey gelir ve yerleşir içine.
Karanlık bir düşünce.. Bir sis gibi çöker..
Bir daha geçmeyeceğini sanırsın, o düşünce hep var olacaktır sanki;  inandırır seni gerçekliğine.
Zaman geçer, değiştirir sahneyi..
Sen yeni bir gerçeğe inanmak üzere yola çıkmışsındır.
Oysa bir tek gerçeğin kendisi kuşku uyandırmayacak kadar yakın, sessiz ve derindir aslında..

D.

25 Aralık 2012 Salı

Yorulacaksan, 
zorlanacaksan, 
şikayetçi olacaksan, 
keşkelere sığınacaksan, 
söze ama diye başlayacaksan; girme aşk yoluna...


Mevlana
Güneş her sabah verilmiş bir söz gibi doğuyordu. 
Gerçek neydi biliyor musunuz: Her şey..

C.Süreya

22 Aralık 2012 Cumartesi

Olmayan Kelimeler ajandamda bugün; Neşe ve Tedirginlik günü..

Bu havada gidilmez,

Güneşli günde gidilmez,
Aslında hiç gidilmez,

Son günüme kadar,
Kalp durana kadar,
Aşk mezara kadar,
Sakın haa gitme...

bu baharda gidilmez,
yağmurlarda gidilmez,
aslında hiç gidilmez.

N. Öncel

21 Aralık 2012 Cuma

Bazen iyi hissettiren tek şey zamanın geçeceğini bilmektir... Zaman geçiyor ve biz geride bırakıyoruz o duyguları, içindeyken ağır gelen. 

Ama bu, yanında zamanın durmasını istediğimiz insanlarla iken hariç.. değil mi? Ardından gelen amanın anlamsız kılamadığı bir cümle kurmak da güzel..

D.

20 Aralık 2012 Perşembe

İnsan sevdiği kadar affeder.

La Rochefoucauld

Kendini seçemiyorsun 
Bırakıp kaçamıyorsun
Yazmadığın bir hikayede
Uzun ya da kısa vadede
Az biraz keşfediyorsun

Öteki olabilmeyi
Yerine koyabilmeyi
Geride durabilmeyi öğreniyorsun


Sezen Aksu

19 Aralık 2012 Çarşamba


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı.
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı.


C.Süreya
Belki kavga edebiliriz, küs kalabiliriz, birbirimizi üzebiliriz, mutsuz edebiliriz. 
Ama ne olursa olsun her gece benle uyu..

One Day
Senin bir havan var beni asıl saran o 
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
                           Afrika dahil



C. Süreya

17 Aralık 2012 Pazartesi

bazen özlem öyle büyüyor ki, sığmıyor yüreğine..
yanındayken bile özlüyorsan eğer.
sesini duyarsın,
sarılır, koklarsın.
belki de öpmeye bile kıyamazsın.
ama hayat işte, ne yapsan da engel olamazsın.
o an gelir,ayrılırsın dolunca zamanın.

D.

Gerçekten seviyorsan eğer, uzaklık gözünü korkutmamalı!
Çünkü asla unutma, yanındayken bile uzaktır bazıları.

A. Fawer

14 Aralık 2012 Cuma

Gitme zamanı gelmişse "dur" demenin; zaman geçmişse "dön" demenin ve aşk bitmişse "yeniden" demenin; hiçbir anlamı yoktur.

Marquez

12 Aralık 2012 Çarşamba

 Eyvallah' ne güzel bi sözdür.. 
 Bazen kabulleniş, 
 bazen boş veriş, 
 bazen yol veriş; 
 ama sonunda hep bir rahata eriş.
Alışmak ve vazgeçmek ters orantılıydı aslında. Yaşadıkça vazgeçmek zorlaşır; alıştıkça terk etmek.

Hayatın kendisi böyle belki de.

Alışmak büyük bir tehlike insan için, güçlü..  Fark ettirmeden seni her gün biraz daha avucunun içine alan bir sır gibi. Sen sadece alışır ve benimsersin sahip olduklarını. Bir gün ne yapman gerektiğini düşündüğün bir an gelirse; sana karşı koyan ilk şey bu duygudur işte.
Alıştığın şeyin yokluğunu düşünmek üşütebilir, korkutur biraz da. O zaman ne yaparım dersin, ilk soru? Ama hayat bunun cevabını da sana yaşayarak gösterir, aslında öğretir.

Alışılmışın dışına çıkmak..

Bir vardı ve bir yoktu.

7 Aralık 2012 Cuma

söylemek istediklerin birikir içinde. bir sonraki güne bırakırsın ve yenileri eklenir üzerine. ama ne sen söylersin ne de duyabilir asıl sahibi. özenli bir gizlilikle büyür gider içinde tüm düşüncelerin...

sormak istediğin sadece bir neden ise; beklettikçe yüreğinde, büyür ve sana zarar vermeye başlar. öfke, kızgınlık kendi içinde sonunda sana dönen bir zehir gibidir aslında. Sahibini bulduğunda masum bir kediye dönüşecek kadar. ve ayrı geçen onca zamana yazık edecek kadar.

didar.

30 Kasım 2012 Cuma


Aydınlık sabahı düşün, ve durgun, karanlık geceyi. 
Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı; öteki dünya senin için (hayatının) bu ilk bölümünden mutlaka daha iyi olacak! 
Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana ( kalbinden geçeni) bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak..


|Duha, 1/5­|
Bazen zamanın hızla geçmesini istersin bazen ise geçirdiğin bir güne deli gibi geri dönmek istersin.
Ne olursa olsun bu anı yaşıyorsundur ve düşleyerek kaçırıyorsundur.

29 Kasım 2012 Perşembe

Burası benden başka kaç insanın evidir? Bilmiyorum. 
Ben bir başıma onlardan uzağım, hep birlikte onlar benden uzak.

N.Hikmet
'Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır.'

Mevlana

28 Kasım 2012 Çarşamba

Sadece bir kere sarılmak için, kilometrelerce yolu gitmeye değer insanlar var.

27 Kasım 2012 Salı

En az hakettiğim zaman sev beni, çünkü en çok ihtiyacım olduğu zaman odur.

İsveç Atasözü

24 Kasım 2012 Cumartesi


Ah canım benim seni koynuma alırda, yatarım
Gözlerine teslimim
Nereyse gelirim
Sukünunla doyarım
Gözlerine teslimim
Nereyse gelirim
Sukünunla doyarım..

|Sıla|

Özür dilemek, sizin haksız olduğunuz manasına gelmez. 
Karşınızdaki insana verdiğiniz değerin, egonuzdan yüksek olduğunu gösterir.

Freud
Bana koşuyor kavuşma vaktimiz yalınayak ..

N.Hikmet

22 Kasım 2012 Perşembe

İnsanlar gider, şarkıları kalır
şarkılar var, uzun
yüzyıllar dolanır
şarkılar var, kısa
söylediği yerde kalır
şarkılar var benim şarkılarım
söyletmezler, içimde kalır..

A. Nesin

21 Kasım 2012 Çarşamba

Daha kısa zamana da sığdırabiliriz yaşayacaklarımızı, planlarımızı. 
Aslında daha kısa zamanlar içinde yaşayabiliriz anılarımızı, anlarımızı. 
Bazen saatlerimiz yerine sadece dakikalarımız olur, uzun gelen dakikalar.. 
Hayatı bu şekli ile yaşamayı öğrenebilirsek eğer, her anı hissedebilir ve yarışabiliriz zamanla.

Ne kadar kısa zamanda neler yaşadık aslında? diyebilmek bir başarı olabilir; her geçen anın tekrarı yoksa ve bir an kadar kısaysa hayat.

Bitmesini istemediğimiz anlarda hızlı geçer zaman, gibi gelir. Sen dakikalar ile yarışır, sevinirsin kalan her an için. Sonra biter, gidersin.. Dönüp hatırlar keşke dersin, biraz daha zamanım olsaydı.. 
Aynı zamanda her anı bilerek yaşamanın keyfini duyarsın ve şükredersin sana kalan her şey için..

Didar.

20 Kasım 2012 Salı

"Zaman" beraber tüketilecek bir şeydi. Beraber yemek, beraber uyumak, beraber solumak gibi. "Zaman", "unutmak" için değildi. Her gün musluktan akan sesi duyan insan denizi ve dalgaların sahile vurusunu unutabilir miydi? Zaman dediğin şey sadece düşünmeye yarıyordu. Daha çok düşünmeye. Düşündükçe daha çok şey hayal ediyor ve hatırlıyordu insan. ilk hangi parmağınla dokunduğunu, perdedeki yüzleri, radyoda çalan şarkıyı... Sonra kendiyle konuşuyordu saatlerce. Ta ki kelimeler tükenene kadar. Gel gelelim dünyanın hiç bir dili, özlemi anlatamıyordu. Bu yüzdendir ki özledikçe susuyordum..

G.C.

15 Kasım 2012 Perşembe

Hayatıma girdiğin anda bilemezdim böylesine değerli olacağını.. gecen zamanla birlikte anladım ki sen varsın ve hep olacaksın. gözlerimi açtığımda her sabah seninle uyanmak ve sevgine sahip olduğumu bilmek güç veriyor bana. gelecek günlerimi düşündüğüm de mutluluk katıyorum içlerine, seninle yaşanacaklarını umut ettiğim için.

her şeye rağmen geldin, kaldın ve sevdin beni. şimdi her şey daha aydınlık yanında yürüdüğüm için. çünkü varlığın beni mutlu ediyor, iyi ki doğdun sevgilim. Gelen her yeni yaşta seninle olmak ve hayatı paylaşmak istiyorum; çünkü seni seviyorum.

çok mutlu olmanı diliyorum ve her yeni güne seninle birlikte uyanmayı..

iyi ki doğdun..

31 Ekim 2012 Çarşamba

Sesinde ne var biliyor musun? Söylediğin sözcükler var. 
Küçücük şeyler belki, ama günün bu saatinde anıt gibi dururlar.

C. Süreya
Gözlerin sabahın sekizinde bana açık
Ne günah işlediysek yarı yarıya..

C. Süreya
Sen bakma bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim. 

Ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz.

C.Süreya
Sana rastladığım gün susuzdum, yalnızdım. 
Bir çırpıda içtim gözlerini.

C. Süreya
Seni bir kere öpsem, ikinin hatırı kalıyordu.

İki kere öpsem, üçün boynu bükük..

Sonrası..

Sonrası iyilik güzellik..

C. Süreya

23 Ekim 2012 Salı

Hayata dair yeni umutların olmalı, yaşadığın anda ne hissediyorsan değişebileceğini bilmelisin.
Umut etmekte zorlandığın zamanlarda bir gün farklı olacağına inanmak güven verir insana.


Arkana dönüp baktığında izi kalan adımların olmalı ancak çoğu şey değişir ve sende değişri geçen zaman, gelen yaşanmışlıklarla..

                                                                                                                  Didar

11 Ekim 2012 Perşembe

Şükretmek, yaşamınıza daha çok şey katmanın mutlak yollarından biridir... 

Marc Shimoff

6 Ekim 2012 Cumartesi

İyi Anları Uzatmak..

Basitçe yapacak fazla bir işimizin olmadığı dakikaları kolaylıkla, hoş gündüz düşleriyle doldurabiliriz.
Canımız sıkıldığında geriliriz. Bekletildiğimiz için rahatsızlık hissederiz, daha önemli bir şeyi kaçırma endişesi duyarız ya da rutin bir göreve bağlanıp asıl istediğimiz şeyi yapamamaktan dolayı öfke..

Ruh halinin iyi olması, çevremizde olup bitenlere yönelik dikkatimizi artırır. Dünya ışıldamaya başlar, büyülenmiş gibiyizdir ve zaman için bir nebze bile zihinsel enerji harcamayız. Böylece zamanın geçtiğinin sinyallerini de kaçırırız. Bunun sonucu; zamanın kısa olduğunu düşünmemizdir.

Roma  İmparatorluğu döneminde bir yazar olan Plinius bunu biliyordu: " İnsan ne kadar mutlu ise, zaman o kadar çabuk geçer."

Tam da en güzel saatlerin en kısa olmalarında, hoş olmayan bir durumda ise aynı zaman aralığının bitmeyecekmiş gibi gelmesinde acı bir ironi vardır.

Zaman duygusu üzerindeki en büyük gücümüz, dikkatimizdir.

Bir zaman aralığını ne kadar uzun ya da kısa algılamak istediğimizi kontrol edebiliriz. Mutluluk anlarında dikkatimizi zaman sinyallerinden uzaklaştırıyoruz; belki de bunun bir nedeni geçiciliğin acısından korkmamızdır. Oysa bu gibi anların hiç bir zaman sonsuza dek kalmayacaklarını bilmek, bu anları gözümüzde bir o kadar değerli kılabileceği gibi, onları değiştirebilir de..
Bir anın değerini çok iyi bilen biri, bu anı daha dolu dolu hissetmek ister. Zaman, yaşantımızın birçok tuhaf yönü içinde, özellikle büyüleyici olanı budur: Tam da zamanın geçici olduğu bilinci, zamanı uzatır.

Keyifle geçirilen bir boş zaman, planlardan ve endişelerden uzakta, şimdiki zamanla dost olmayı başarmak demektir: Her bir an tamamen özel bir an olarak yaşanır.


                                                                                Yaşamın Hammaddesi : Zaman



26 Eylül 2012 Çarşamba

Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya 
Ona sorarsanız: ´Lafı bile edilemez, mikroskopik bi zaman', 
Bana sorarsanız: ´On senesi ömrümün...


Bir kurşun kalemim vardi, ben içeri düştügüm sene 
Bir haftada yaza yaza tükeniverdi 
Ona sorarsaniz: ´Bütün bi hayat...´ 
Bana sorarsanız: ´Adam sende bi hafta...´ 


N. Hikmet

25 Eylül 2012 Salı

Hiç bitmesin dediğin anlardır zamanın acımasız olduğu. Sana aldırmadan geçer, geride bırakır saatleri. Geriye keşke ile başladığın cümlelerin kalır..
Keşke bir saatim daha olsaydı diyerek girişirsin beklemeye, özlemeye..

21 Eylül 2012 Cuma

bu sabah bir kez daha sevdim seni, yanımdaymışsın gibi hayal ettim.
kulağına eğilip söyledim sanki sözlerimi, gökyüzüne fısıldamak yerine.

Uzaktan sevmek böyle bir şey galiba? Yokluğunu kanıksayıp bir zaman sonra, varlığına sarılmak..
yakınında hissedip sadece mutlu olmak kendi dünyanda.

19 Eylül 2012 Çarşamba

Bazen hayat öyle bir anda bir şey getiriyor ki sana; sadece durup seyrediyor ve şaşırıyorsun.
Seni duyan gizli bir kalp varmış gibi etrafında, seferber ediyor tüm meleklerini seni mutlu etmek için.
Arada geçen bir kaç dakika, bu kadar farklı hissedebilirsin diyorsun.
Çünkü bunu yaşatan özel şeyler olduğunu fark ediyorsun kendi dünyanda.
Anı yaşayıp daha umutlu bakabiliyorsun yarına.
Bir ses fısıldıyor kulağına her şeyin güzel olacağını.

Biz küçükken çok büyüktük. Mesela kollarımızı bir açardık, dünyayı kucaklardık. 
Güzeldik biz küçükken. 

N. Hikmet

11 Eylül 2012 Salı

Yanındayken uzak olmak, ayrı sehırlerde uzak kalmaktan daha zor. 
Bazen mesafeler anlamını yitirsin istiyorum..
Daha önce var olmamışlardı ya da hiç gitmemişlerdi sanki..arada geçen zaman ise bir varlıktı birlikte geçirilen,bir gün gideceklerini düşünmeden...

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Sadece kendini yeniden normal hissetmek istedi, kısa bir süre için bile olsa.

Esaretin Bedeli '94
Kendimiz kadar etrafımızda ki tüm insanlar için güzel şeyler dilemek de bir erdemdir; bize sonsuzluğun, hayallerimizin kapılarını açabilecek kadar güçlüdür..

Didar'..

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Yürüdü üstüme doğru ak alnıyla zaman
ve anılar yağmurlu ve boşluğun yatakta
ve haber ikimizden ve ayrılığımızdan.
Uyandım bu sabah da.

N.Hikmet
Eylül '1960
Kar kesti yolu
sen yoktun
oturdum karşına dizüstü
seyrettim yüzünü
gözlerim kapalı.

Gemiler geçmiyor uçaklar uçmuyor
sen yoktun
karşında duvara dayanmıştım
konuştum konuştum konuştum
ağzımı açmadım.

Sen yoktun
ellerimle dokundum sana
ellerim yüzümdeydi.

N.Hikmet
Aralık'59


Gündüz, gece var olduğu için vardır; gece de gündüz varolduğu için.
Gece mi daha güzel, gündüz mü? diye sormak yerine, sen hangisinde yaşıyorsun kendine bunu sor.

Kayıp Gül'-
Yaşanmış bir şey yaşanmamış gibi değildir.
Kalbine düşürülen bir iz. Şu anda silik belki, ama zamanı gelince belirginleşecek.
Belki bildiklerinin artık hiç bir işe yaramadığını keşfettiğin bir günde olur bu.
Belki de yaşamın bir merdivene benzediğini ve yukarı çıkmayı sürdürmek için geride bıraktığın basamaklara artık dönmemen gerektiğini farkettiğinde..

Kayıp Gül'den..
Gördüğümüz en uzun düşler bile bir dakikadan daha az sürer. Kim bilir, belki düşlerimizi gerçekleştirmek için bir ömür tüketmek zorunda olmadığımızı, yaşadığımız her dakikanın gücünü anlatmaya çalışıyorlar.
Az önce kaybettiğin o dakikayı bir daha asla yakalama şansın bulamayacaksın.


Kayıp Gül'den..

7 Ağustos 2012 Salı

yeni & yeni

hiçbir şeyin yetmediği bir nokta vardır ya; ne yaparsan yap içinde ki boşluğu silemez ve dağıtamaz bulutları. her zaman olanlar ve olsun diye dileyerek geçirdiğin zamanlar.
yetinmekle, sabretmekle telkin edersin kendini ve aldığın nefesin bile içine gitmediğini hissetmek gibi.
Ama;
yeni bir gün bekliyorum bir sonrakinde, yeni bir hisle başlamak istiyorum o faklı sabaha.

tek ihtiyacım olan şey, bugünlerde..

Bilmem ki; karşılassak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden? İkimiz de artık bir başkasıyken.

 M.Mungan
Ad koyunca büyüsü bozulur diye; isimsiz, izinsiz, içinden sev beni..

Feridun Düzağaç

28 Temmuz 2012 Cumartesi

kim istemez mutlu olmayı
ama mutsuzluğa da var mısın?

c.süreya

şanssız mıydık?

sen ki özenle katlanmış bir mendil gibiydin
düşünür müsün zaman zaman acaba
nelerle ödedik şu mevsimi
ve gün nasıl vuruyor topuklarımıza

şanssızım diyemem ben kendi payıma
oluyor böyle şeyler ara sıra
sözgelimi okul kitaplarına girmez şiirim
bütün çocuklar anlar da..

c.süreya

nilüfer

ben oraya koymuştum, almışlar,
arasına sıkışık saatlerin.
çıkarır bakardım kimseler yokken;
beni bana gösterecek aynamdı, almışlar.

b.necatigil

kısaltmalar

ama şimdi akşamı çabucak buluyoruz,
-sanki neden bu yolu önceden görmedik-
bir yokuştan aşağı hemen iniveriyoruz,
artık önümüz deniz, engin mavi serinlik.


b.necatigil

27 Temmuz 2012 Cuma

Yaşam, size verilmiş boş bir filmdir. Her karesini mükemmel bir biçimde doldurmaya çalışın.


 Ara Güler

26 Temmuz 2012 Perşembe

Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan,
Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar? 



Teoman'

24 Temmuz 2012 Salı

gidenler vardır, bir de yeni gelenler ve geride bıraktıklarımız öylece..
geri dönüşüm kutusuna gönderilenler gibi silinmez tamamen, durur öyle arada bir yerlerde.
Mutlu olmanın yolunu karşıdakini mutlu etmek sanıyorduk. Yanıldık, çünkü ne kadar mutlu ettiysek, o kadar yalnız kaldık.


P. Auster
en yakın sandıklarımız en uzak olurlar gün gelir, inanmak istemezsin.
ilerleyen zamanla anlarsın bir ses beklediğin kadar sessizliği dinlediğini her geçen gün..

uzağımda kal eğer yakınım acı verecekse sana ve ben içimde derin bir özlemle saklayacaksam gerçeğimi, hep orada, bilmediğim yerlerde kal..

13 Temmuz 2012 Cuma

Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş, ama sen gitme; ben cahil kalayım...


Nazım Hikmet

3 Temmuz 2012 Salı

dostluk..

bazı dostluklar zamanla güçlenir, köklenir yüreğinin derinliklerinde,
bazıları ise büyük umutlarla başlar ve yenik düşer hayata, zamana..
bir bakmışsın sen bir yanda o diğer..
şimdi görüyorum ki o yol ayrımına da bir zaman getiriyor seni
ve bırakıyor ellerine bir son..

28 Haziran 2012 Perşembe

Değerli olan, zamansızlık içinde yaratılan zaman belki de ve özellik katan..

24 Haziran 2012 Pazar

martılar

bu sabah sanki bütün cevaplar kanat açmış göğe, 
bir bulut saklıyor sanki akacak yaşları uykusuz gözlerimden..


teoman'..

16 Haziran 2012 Cumartesi

biz nereye?

Takılmışım sözlerine, 
Ben mecburum gözlerine.



Bir ses buldum isminde,
Bin renk buldum yüzünde,
Bu bir zaman  denizi,
Biz nereye...



Tarkan'94

gidemem..

Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor bir gün 
Ayrılıktan kaçılmıyor 
Hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür 
Ömür imtihanla geçiyor 
'
'
'


11 Haziran 2012 Pazartesi

Ne kadar seviyorsun desen? 
O kadar işte! 
Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin...

|N.Hikmet|

6 Haziran 2012 Çarşamba

tam da bugün'..


sana değer de geçer
beni deler de geçer
seyreden güler de geçer

her gece daha yorgun
her sabah daha kırgın
tam da bugün çok yalnız

hep aynı başlıyor bitiyor ve
iki kişiden biri vazgeçiyor ve
biri hep daha çok seviyor be 

unutulur da gider 
acı içine döner 
sonra bir gün geri döner 

yerini hatırlarsın 
izi artık yoksa da 
tam da bugün işte o gündür ..

|Sıla|

bu gece..

kafamın içindeki sesleri susturmak mı,  yalnızlıgımı bastırmak mı dılımın ucunda kı cumlelerın gorevı?  dusundukce ya kacmak ıstıorum ya da zorlasıyor hersey.. buyuyor ve sıgmıyor ıcıme sankı. ya uzerıne gıtmek var ya da gozlerını kacırır gıbı baska seyler dusunme cabası.
neden guzellıkle gecınemıyor hep bır catısma halındeyız haftanın her gunu ıle. farkettım de hafta ortası bnm ıcın 3 gun kadar. gerısı ıse esıttır bu hafta da bıttı ozetı. ama bu sevıyorum hayatı demek degıl kı ya da asla vazgecme oyalamaları..
sebepler gecmedıkce elıne sen nasıl kurtulabılırsın kı bosa kurek cekme hıssınden. ve her seferınde aynı sahne aynı son. sadece sonu gelmeyen yenılenmıs umutlar elımde. devamı mı? bu hafta da bıttı ozet'le..

5 Haziran 2012 Salı

renkli rüyalar otelinde..

sarhoş olsak ya, 
kimiz unutsak ya,bulut olup iç içe 
bardaktan boşalsak ya sarhoş olsak ya 
tek vücut olsak ya 
yüksek doz aşk alıp burda mutlu ölsek ya 
yıllar önceydi, 
çok da güzeldi şimdi düşününce 
benimsin demiştim 
ben de senin 
renkli rüyalar otelinde..



|teoman|
Dibini görmediğin suya atlamadığın gibi, sonunu bilmediğin sevgiye teslim etme kendini.


 |Mevlana|

31 Mayıs 2012 Perşembe





Gece inerken..
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldanan bir şeyler gibi,
seviyorum seni  "Yaşıyoruz çok şükür!" der gibi.

'Nazım 27 Ağs-1960
Seni düşünürüm
anamın kokusu gelir burnuma
dünya güzeli anamın.

Binmişim atlıkarıncasına içimdeki bayramın
fır dönersin eteklerinle saçların uçuşur
bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü.

Sebebi ne
seni bir bıçak yarası gibi hatırlamamın
sen böyle uzakken senin sesini duyup
yerimden fırlamamın sebebi ne?

Diz çöküp bakarım ellerine
ellerine dokunmak isterim
dokunamam
arkasındasın camın.
Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm
alacakaranlığında oynadığım dramın.

Nazım' 7ağs-1959

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Madem küçük dünyamız ölümlerle sınırlı
Madem kişi bağlı ortak yaşamalara
Benden sana ,senden ona, onlardan bize
Gitmek gelmek arada başka dünyalara..

Nasıl teperdik yoksa boyuna aynı yolları
Değişiklik arada,
İnsanlar değişir, evler değişir
Yeni yeni yüzler geçilen sokaklarda..

-B. Necatigil-
Bu dünyada neyi çok istersen, o senin imtihanındır. 


-Mevlana -
Mesafeler diyorum, olmamalılar...


-Ö.  Asaf-
Sen yokken bir kaç defa daha sevdim seni; "Helal et..."


-7-
Nelerle ödedik şu mevsimi ve gün nasıl vuruyor topuklarımıza. Şanssızım diyemem kendi payıma. 
Oluyor böyle şeyler ara sıra.


C.Süreya
Uğraşma boşuna. Seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. 
Gördükleri ancak kendi anladıkları kadarı olacak. 


Mevlana 
beklemek.. beklemek üstüne beklemek?
sessizliğin ardını merak etmek.
zaman aksın diye beklerken öncesinde neler olduğunu bilememek?

bazen gerçekten zor. yeni bir nefes alırken bile zorlanmak kadar.

artık bazı şeyler biraz daha kolay olsun istiyorum. çok mu zahmet olur acaba???

20 Mayıs 2012 Pazar


Gitmekten yana kullansa da seçimini insan, bir kez  kal denmesini bekler içten içe.. Bazen de sadece bunu duymak için, gider gibi uzaklaşır. Ölçer gibi, değerini bu gidişlerle. 
Hepimizin vardır bu sesi beklediği anlar. Kısa ve sade; dur, gitme..

15 Mayıs 2012 Salı

Bütün kapıları kapalı üstüme
bütün perdeleri inik
ne bir mendil mavilik
ne bir avuç yıldız.
Bizi burda mı bastıracak ölüm
biz bu şehirden gülüm
çıkamıcak mıyız?

|N.Hikmet|

Kendine reçete'..

Hayat, akıp gidiyor bir şekilde. Sen dirensende , kapılsan da o; kendi yolunu buluyor. Ve bir bakıyorsun an gelmiş sımsıkı tutmak istediğin zaman, arkanda bir anı olarak kalmış.
Hayatı, yürüyen merdivende ilerlemeye benzetiyorum, bazen.. Üzerine bir adım atıyorsun ve o seni ileri doğru götürüyor.. Her geçen an yeni bir basamağa dönüşerek ileriye doğru gittiğinden; sen arkana sadece bakabiliyorsun. Yönün ise hep gelecek.. O bantın üzerinde geçen ayların, yılların, zamanın kısacası hayatın hayali adımlar attırıyor sana. 
Sen ilerlediğini sanarken; çevrende dönen herşey bir senaryonun parçası aslında. sen sabit dururken bir noktada; seyrediyorsun geçmiş ve şimdiyi..
Adım atmadan akarak geleceğe..

Unutma Kendini!
Farkettim ki bir mesafe girmiş kelimelerim ile arama. Onca satırım, syfalarım var aksine doldurmak için kalemim elimde ve okumayı bekleyen, biriken kitaplar.. Neyi beklediğimi de bilsem keşke?
Yaşamayı mı erteliyorum yoksa kendimi mi bekletiyorum sonunu bilmediğim bir şimdi'nin içinde?

Düşün, düşün, içinden sesli sesli düşün nice zamandır. Peki, kenara attıkların ne olacak?
Her an kendini anlaman mı gerekli? Mtlaka tanımlayabilmek? Bırak anlamı gizemli kalsın bir kaç an'ın da.. Varsın anlamsız olsu. Eleştirme, düşünme, düzenleme.
Anı yaşama kaygısı ile haylandırma kendini.
Sadece akıntıya bırak. Mutlu etmeye bak sevdiklerini.
Belki pencerenden daha renkli görünür dünyan o zaman?

Erteleme, biriktirme, geçiştirme. Sözcüklerle kalıcı kıl yüreğinin derinlerini. Anlamı olmasa da senin parçan nihayetinde.
Tanıdık gelecektir mutlaka, bir gün bir yerlerden..

Açma arayı bir daha bu kadar, olur mu? Yine yaz, dök içini. Kendini kendine anlatsan da yetebiliyorsun işte hayatına.
Daha sık otur karşısına yüreğinin, aklının. Duygularını anlat özlemini paylaş, umutlarını.. Ki hafiflesin, çoğalsın..
Bir kendine mektuplar yazısı oldu bu kez. İtiyacım varmış galiba. Bu kez böyle döküldü sözcüklerim kalemimden.

Sanki daha çok şey var içimde anlatılmayı bekleyen. Sıraya girmişler adeta, gün yüzüne çıkmak için? ama zaman da var.. Her yeni nefeste bir cümle ile devam etmek hayata.. Ve sevdiklerinle onlar için yaşamak.

Can Dündar'ın dediği gibi; Sevdiklerimden başka servetim yok benim.

Devam edecek, yenilenecek, yinelenece. Hayat bulacak, hep hatırlanmak; izbırakmak için.

Didar'..


3 Mayıs 2012 Perşembe

Düşüncelerimizin en iyi aynası, yaşamlarımızın akışıdır.
|Montaigne|

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Sen benim sarhoşluğumsun                                                  ne ayıldım                                                                                  ne ayılabilirim                                                                            ne ayılmak isterim.                                                                          Başım ağır                                                                        dizlerim parçalanmış                                                         üstüm başım çamur içinde                                                yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.                              |N. Hikmet|

29 Nisan 2012 Pazar

Bugünlerde seni bir an hatırlamak, yetiyor gözlerimin dolmasına..                                                                Gözlerimde canladıgında bir halinle, duruyor zaman sanki. Ama bir de bu sevgiyi taşımıyormuş gibi davranmak var serde.. hayat sürüyor, bir farkla; seni bir gün gelecekmişsin gibi özleyerek?                                      Anladım ki zaman eskitemiyor sende ki beni..

25 Nisan 2012 Çarşamba

Senin çelme taktığın yerden başlıyorum hayata.. 
Varsın yara içinde kalsın dizlerim, 
yüreğim kadar acımaz nasıl olsa.

|Cemal Süreya|
"Benimle ömür geçer mi ki'' dedim. 
"Senle geçirmeye ömür yeter mi ?" dedi. 


 İşte bu bana bir ömür yetti...


|Ö.Asaf|
Onun yanında, böyle saatlerce hiç konuşmaksızın, göz göze bile gelmeksizin oturmaktan canım sıkılmazdı. |C.Süreya|
bazen diyorum ki, duygu denen şeyi bu kadar derin hissetmeseydim.. bu kadar içime işlemeseydi bazı şeyler.. arkamı dönüp gidebilsem, geride bırakabilmem mümkün olsaydı da acı vermeseydi geçen zaman.


sevsen özlersin ya da özlüyorsan seviyorsun, içinde derinde bir yerlerden. bırakma...
dalgalara karşı yüzmek gibi bir şey bu bazen, bırakma... 

14 Nisan 2012 Cumartesi

Kişi kim olduğunu bilmek isterse, kimleri sevdiğine baksın.|Mevlana|