20 Kasım 2012 Salı

"Zaman" beraber tüketilecek bir şeydi. Beraber yemek, beraber uyumak, beraber solumak gibi. "Zaman", "unutmak" için değildi. Her gün musluktan akan sesi duyan insan denizi ve dalgaların sahile vurusunu unutabilir miydi? Zaman dediğin şey sadece düşünmeye yarıyordu. Daha çok düşünmeye. Düşündükçe daha çok şey hayal ediyor ve hatırlıyordu insan. ilk hangi parmağınla dokunduğunu, perdedeki yüzleri, radyoda çalan şarkıyı... Sonra kendiyle konuşuyordu saatlerce. Ta ki kelimeler tükenene kadar. Gel gelelim dünyanın hiç bir dili, özlemi anlatamıyordu. Bu yüzdendir ki özledikçe susuyordum..

G.C.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder